Genel olarak siyah beyaz fotoğrafın sanat fotoğraf kabul edilmesi üzerinde gelişen düşünceler.

Sanat: Köklerini gerçek hayattan alıyor galiba. Sonra başka şeylerle birleşiyor. Mesela grçek hayatın olmasını istediklerimizle veya gerçek hayatın olmadıklarıyla. SAnatin ne kadar sanat! olduğu gerçek hayattan farkıyla ölçülüyor genelde. Herkes itiraz edecek olsa da genelde daha az sanattan daha çok sanata aşagıdaki gibi bir anlayış hakim: Sinema, Renkli Fotoğraf, S&B Fotoğraf, Resim,... Bu dallara bakınca da gördüğüm gerçek hayattaki algıladığımızı en yakın şekilde taklit eden dal sinema. Sonra fotoğraf (renkli) sonra S&B fotoğraf sonra da resim. Bir SB fotoğrafın sanat fotoğrafı olarak kabul edilmesini kolaylaştıran gerçek hayattan rebk faktörünü atmiş olması mı? Böylece hayal gücümüz daha mı serbest oluyor algıladığımız gerçekliği kafamizda yaratmaya. Kurtulmak mı istiyoruz bizi sınırla

Az sanat çok sanat sıralamasını yapmak zor aslında. Heykeli nereye koyacağız 3 boyutlu elle tutulur nesneler olması itibarıyla sinemadan daha gerçek, fakat ses hareket olmadığından , gerçek renklerden ise resimden de daha az gerçek.

Zaten bu bakiş açısı da tamamen gözümüzün algıladığı. Gözümüzü kapatıp, kulağımızı açarsak ise Snema gerçek, az sanat, Müzik ise daha az gerçek, çok sanat. Müziğin içindeki ayrımlara ise girmek için henüz erken galiba. Fotoğraflar ve resimler ise gözümüzü kapatınca varlıklarını yitiriyorlar.